RSS

Aylık arşivler: Haziran 2018

Yalnızlığımız

Yalnızlığımız

Gökyüzü kapalıydı bugün. Semayı örten gri bulutlar, cami kubbelerindeki kurşunlar gibiydi. Yani evden dışarı çıksanız da bir tavanın altında olmaktan kaçış yoktu. Dünya, kocaman bir hapishaneye dönüşmüştü ve maalesef buralardan hemen uzaklara gidebileceğim tek motorlu uçağım da yoktu bugün.

Yol kenarında gözleme yapan tombiş, köylü bir teyze edasındaki yalnızlığım, midemle kalbim arasında bir yere bağdaş kurup löp diye oturmuştu, burnumun direkleri sızlıyordu.

Çocukluğumun mutlu, cümbüşlü bayramlarının lezzetini anımsayamıyorum şimdi. Dahası, ailemden hemen herkes öldükten sonra mezarlıklarda ağladığım arifelerin hüznü de belli belirsiz hatırladığım silik bir düş gibi.

Bu hapis, bu yalnızlık ve sürgün her yerde. Kendi zihnimizin, kafatasımızın içine, bu çağa ve etrafımızı çevreleyen insanlara hapsolmuş haldeyiz. Yüzbinlerce kişinin kafelerde bir şeyler konuştuğu, tatil planları yaptığı, sevgililerinin fotoğraflarını arkadaşlarına gösterdiği, bu yıl alacakları terfiyi düşündüğü, arkadaşlarıyla sarmaş dolaş selfi çekip Instagram’a yüklediği veya iş yerindeki kötü kişilerden dert yandığı kalabalık şehirlerden birindeyim. Beni, hissettiklerimi, hayallerimi anlayacak birinden yoksun; tek bir kişiyim; kalabalıklar arasında yapayalnızım.

Güneşin batmasını bekledim ki gökyüzü karanlıklar içinde bir derinliğe kavuşsun da boğazımı sıkıp beni boğmayı bıraksın. Sonra sokaklara çıktım. Işıklarla dolu, insan sesleri gelen yerlere doğru yürüdüm bilhassa ki azıcık hafiflesin kederim. Yarı dolu bir mekana oturdum. Yan masadaki, giden sevgilisinin ardından ağlamaklı bir şekilde arkadaşlarına içini döken bir delikanlıyla onu teselli etmeye çalışan kankalarını dinledim.

İsterdim ki şimdi ben de aileme kavuşmak, uzak yakın akrabaların hayatlarındaki güncellemeleri dinlemek için yolda olsaydım. Sabah, bayram namazından sonra temiz ütülü elbiselerle fesleğenli bir balkona çıksaydım. Anneanne hamaratlığı kokan bir mutfaktan çıkma ince belli bardakların konduğu dantelli bir masada şen bir kahvaltı masasına otursaydım. Sonracığıma, telaş ve heyecanla karışık bir sevinçle akrabaları ziyarete çıksaydım… Sanırım, sosyal medyadan biraz tanıdığım insanların bayram paylaşımlarına bakmayacağım bu bayram. Twitter ve Facebook hesaplarımdan tüm İslam Aleminin bayramını da kutlamayı düşünmüyorum, umarım anlayışla karşılar İslam Alemi.

Pazartesi olsun ve iş yerleri açılsın istiyorum. Çok da düşünmeye fırsat kalmadan yaşayalım, yalnızlığımız ve çaresizliğimizi unutalım. Erkenden kalkıp uykulu gözlerle ayna karşısında traş olayım, akşama kadar ev kredisi hesaplayıp gece eve geç döneyim. Yorgun argın birşeyler atıştırıp bir kaç bölüm dizi izlerken gözlerim düşsün ve telefon alarmını kurup uyuyayım yine.

Ancak ve ancak uykularımda günden güne daralan duvarların dışına, insanlığın varlığından azade bir hayal diyarına gidebiliyorum. Bir de rüya görebilsem…

Ankara, Haziran ’18

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , ,